Mon oncle – Amcam film önerisi

Fransız – İtalyan ortak yapımı Yabancı dilde en iyi film ödüllü film önerisi

Yabancı dilde en iyi film ödülü alan filmlere taktım bu ara. Nostalji de ayrıca güzel şey vesselam. Sıradaki filmimiz  modernizm ile ciddi şekilde kafa geçen Amcam, Mon oncle filmi. Filmdeki en belirgin hedef fabrikatorun otomatik evidir. Annenin topuk sesleri, misafirin kimligine gore acilan agzindan su cikaran su fiskiyesi (Amca geldiginde acilmaz) unutulmayan ogelerdir. Amca (aslında dayı ama neyse), ev neyi temsil ediyorsa, tam tersidir.

Dayı (namı diyer amca) yaşadığı mahalleden kız kardeşinin yaşadığı zengin mahallesine giderken, iki mahallenin sınırlarını belirleyen duvar parçasının üzerindeki bir tuğlayı düşürür, o an duraksar ve oradaki düzeni bozduğunu düşünüp düşen tuğlayı geri dönüp kaldırır ve tekrar duvardaki yerine koyar . İşte modernizme böyle bakar Tati: modernizm ilkeleri bozulmak için değildir. Ancak, modernist mimarinin gösterişe dönüştüğü ya da seri üretim gibi bir belanın insanların rutinine bulaşıp, insanları tek tipleştirdiği, içlerindeki “insani” yanı alıp götürdüğünden beri modernizm, “eleştrilebilir”dir artık.

1950’lerin sonunda çekildiği için bazı konularda biraz zayıf gelebilir ama gerçek bir sinema sever için mutlaka izlenmesi gereen filmler arasında.

 

Sonsuz Sokaklar – La strada

La strada İtalyan yeni gerçekçiliği ve bir yol hikayesi

İtalyanların sinemaya hediyesi olan Yeni gerçekçilik akımı sinemamızın kahramanı Yılmaz Güney’in de etkilendiği bir akım. Bu film akımının örneklerinden bisiklet hırsızları filmini daha önceki yazımızda paylaşmıştık. Şimdi Sizlere yine Yabancı dilde en iyi film oskarı alan bir italyan filminden bahsedeceğim. La strada Oscar ödüllü filmler arasında kendine yer bulmuş önemli bir film.

La strada, Sonsuz sokaklar yönetmen Federico Fellini ‘nin en dokunaklı fillerinden biri. Filmin oyuncu kadrosu oldukça sağlam Anthony Quinn ,Giulietta Masina ,Richard Basehart baş rollerde yer alıyor. 

La strada, sonsuz sokaklar konusu

Oldukça yoksul bir ailenin çocuğu olan Gelsomnia, para karşılığında, gezici sirk göstericiliği yapan huysuz Zampano’ya verilir. Zampano ile yolculukları sırasında, Gelsomnia, Zampanoya vurulur. Gelsomnia ne kadar duygusal, hassas, neşe dolu melek gibi bir insansa Zampano o kadar huysuz, hayatını sex, para ve sevk ‘e adamış bir adamdır. Gelsomnia’nın bu aşktan yara almadan kurtulması mümkün olamaz elbette. Zampanoya olan aşkı Gelsomnia’yı çok yaralar ama asla umudunu yitirmez. Zampano ise uyguladığı fiziksel ve ruhsal şiddetle Gelsomnia’nın ruhunu günbegün yıpratmaktadır ve zampano bu hareketlerinin karşılığında acı bir kaderle karşılaşacak, pişmanlığın en acı hallerini tadacaktır.

Ünlü Yönetmen Fellini’nin yeni gerçekçilik akımı ile sirk masallarını birleştirdiği bir yol filmi. Bu anlamda yeteri kadar ilgi çekici. Samimi ve üst düzey oyunculuklar filmi daha cazip bir hale getirmiş. Yabancı dilde en iyi film oskar’ını alan yapım hala en dokunaklı filmler listesinde zirvede kendine yer bulabilecektir. Film severlerin severek takip ettiği kült filmler arasından seçtiğimiz film önerileri arasında olan sonsuz sokaklar izlerken mutluluk, neşe ve kederin her türlüsünü tadacaksınız.

Muhteşem yedili – Magnicifent seven film önerisi

Muhteşem Yedili Esin Kaynağı

Akira Kurosawa’nın 1954 yapımı filmi bir başyapıt olan Yedi Samuray’dan esinlenerek çekilen 1960 yapımı “Muhteşem Yedili” filminin ilk sahnelerinde; hikayedeki kötü karakter Calvera, elemanlarıyla beraber bir Meksika köyüne baskın düzenler. Burayı yağmalarken bir çiftçi ile konuşur ve şu sözleri duyarız: ‘Dışarıda büyük bir huzursuzluk ve değişim var. İnsanlar hayattaki yerlerinden memnun değiller ve gerçek dinin, geçmişe ait bir şeye dönüştüğünü görseler ağlarlar’. Filmin kalan bölümündebu değişime dair izleyiciye fazla bir şey sunulmamıştı. Antoine Fuqua’nın yönetmenliğinde çekilen yeni “Muhteşem Yedili”filmi sanki bu baskının 10 yıl sonrasını anlatıp değişiminin nasıl gerçekleştiğini izleyiciye göstermek görevini üstüne alıyor.

Şunu belirtmemiz gerekli Muhteşem Yedili– The Magnificent Seven’ ın politik bir hamleden ibaret olduğunu söylemek haksızlık olacaktır. Film, öncelikle uzun bir bekleyişin ardından karşımıza çıkan nadir eli yüzü düzgün bir western filmlerden birisi. İlk intiba olarak orijinal filminden çok farklı görünmese de gerek kullanılan semboller gerekse karakter motivasyonları açısından yenilikçi olmasa da değişik bir yaklaşımın söz konusu olduğunu farkediyorsunuz. Orjinal filmde toplayıcı- avcı-ilkel bir kötü adam olan ve aile- yerleşik düzen gibi toplumun yapıtaşlarını tehdit eden Calvera’nın yerini kapitalizme tapan bir iş adamı olan Bartholomew Bogue alıyor. Filmin devamında, kovboylar üzerinden yansıtılan bağımsız bir birey olarak yerleşik hayata geçme ya da kalma çelişkisine dayalı erdemli olma söyleminin yerine “geçmiş ile hesaplaşma” ve “intikam” duygusunu odağına alıyor. Son olarak da senaryo yazarları arasında True Detective’den hatırlayacağımız Nic Pizzolatto’nun etkisini hissedebiliyoruz, Calvera’nın ilk filmde söz ettiği gerçek din kavramını yüceltmeye ve aynı zamanda filmin öyküsünü baş tacı yapmaya çalışıyor.

Filmin ana karakterlerinden olan Chisolm ve Faraday ikilisi ciddi anlamda şiddet içeren iki sahneyle filme giriş yapıyorlar. Bir kanun adamı olan Chisolm’ un davranışları, kapitalizm ile mutlaklaşan adalet duygusunun yerine konması fikriyle yüceltiliyor. Anlayacağınız şiddet, bazı durumlar için haklı ve kendine ait olanı savunmak ya da kayıpları telafi etmek için tek çıkar yol olarak sunuluyor. Şiddet bu hak arayışına ek olarak eski  güzel değerlere dönüş yolu olarak lanse edilirken ayaklı kapitalizm olarak gösterilen kötü adama karşı koyan güç ise çoğulcu bir yapı olarak yaratılmıştır. 2017 yılının en iyi filmler kategorisinde karşımıza çıkacak başarılı bir yapım. IMDB‘den aldığı 8.2 puan filmin başarısını gösteriyor.

Beyaz Perde sitesinden sizler için derlediğimiz film konusu

Vahşi Batıda yedi silahşör sanayici Bartholow Bogue’un sert yönetimi altındaki fakir bir köyü korumak için tutulur. Ödül avcıları, kumarbazlar ve kiralık silahlı adamlardan oluşan 7 kişilik grupta Sam Chisolm, Josh Farraday, Goodnight Robicheaux, Jack Horne, Billy Rocks, Vasquez ve Red Harvest bulunmaktadır. Bu 7 kişilik grup sakin Rose Creek kasabasını  karşı karşıya kalacakları büyük saldırıya karşı hazırlarken, kendi içlerindeki değerleri keşfettikleri bir yolculuğa çıkarlar.

Gözyaşlarınıza engel olamayacağınız 5 film

Birbirinden Hüzünlü 5 Film

5.Kız Kardeşimin Hikayesi

Hemen herkesin yaşayabileceği bir duruma değinmiş olan bu filmde, küçük bir kız çocuğunun gözünden ablasının hastalığı anlatılmış. Kız Kardeşimin Hikayesi, 2009 yılı ABD yapımı  IMDB’den 7.4 almayı başarmış bir filmdir. Film Jodi Picoult’un yine aynı isimli romanından uyarlanmıştır. Bir ailenin tüm üyelerinin, lösemi gibi ciddi bir hastalıkla mücadelelerini konu ediniyor.

4.Uçurtma Avcısı

Uçurtma Avcısı, Afganistan doğumlu Amerikalı yazar olan Halit Hüseyni’nin ilk romanıdır. Film bu romandan uyarlanmıştır. IMDB ‘den 7.7 alan sağlam bir dram filmi olarak karşımıza çıkıyor. Kitap 2003 yılında, Afgan tarafından İngilizce yazılmış ilk roman olma özelliğine sahiptir.. The New York Times’ın en çok satanlar listesinde bir dönem ilk sırada kalmayı başarmıştır. Bu kadar sağlam bir kitabın hakkını veren bir film olmuş. İzlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

..yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. o da hırsızlıktır. onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir…”

bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. anlıyor musun?

3.Babam ve Oğlum

Hepimizin en azından ismini duyduğu bir film babam ve oğlum. Henüz izlemediyseniz oğluya beraber babasının evine dönen bir karakteri yaşadıklarına ve yaşayacaklarına ortak olacaksınız. Sonra hem torunun hem de babanın yerine koyacak ve gözyaşlarınıza muhtemelen hakim olamayacaksınız.

Çağan Irmak’ın en iyi filmi denilebilir. Haftalarca gişede kalan babam ve oğlum, defalarca televizyonda yayınlandı. İki oğul ve iki babanın hikayesi ancak bu kadar yüreğimize işleyerek anlatılabilirdi. Hikaye Öyle gerçek ki, kimsenin oyuncu olduğuna inanmanız mümkün olmayacaktır.

2.Umut

Şimdiye kadar hiç bir filmde ağlamadıysanız buna hazırlıklı olmanızı tavsiye ederim. Umut filmi, bir babanın oğlu için en fazla ne kadar fedakarlık yapabileceğini bize anlatırken salya sümük ağlamamıza neden oluyor. Hikaye çok başarılı kurgu ve oyunculuklar çok iyi… IMDB ‘den 6.3 almış olmasına bakmayın.

Bir babanın/annenin çocuğu için yapabileceği fedakarlıklar geçmişten günümüze her zaman için filmlerin konusu olmuştur. Ama böylesi hangi filmde, böyle bir gerçeklikle karşımıza çıkar merak ediyorum. Bir babanın oğlunun geleceği için yaptığı fedakarlığı konu alan bu filmi izlerken ağlamamak bana göre elde değil.

1.The Notebook

imdb: 8,0

Aşk filmlerini seviyor gerçek aşka inanıyorsanız, The Notebook sizler için biçilmiş kaftan. Basit bir zengin kız-fakir oğlan hikayesi olarak görülebilir ama aşk o kadar yoğun işlenmiş ki etkilenmemek elde değil.

Esaretin Bedeli

The shawshank redemption – Esaretin Bedeli

İlk film önerisi yıllardır Imdb listesinin zirvesine oturmuş olan esaretin bedeli filmi. Esaretin bedeli, 1.800.000 ‘den fazla insan tarafından verilen oylarla 9.3 gibi bir IMDB puanı alarak zirveye yerleştiği için bundan sonra da uzun yıllar zirvede kalmayı garantilemiş bir yapım.

 

Esaretin bedeli filmini muhtemelen izlemeyen kalmamıştır. Orjinal ismi shawshank redemption olan film 2 milyona yakın insan tarafından oylanıp 9.3 gibi inanılmaz bir skor elde etmeyi başarmış mükemmel bir filmdir. Andy ile red’in kumsalda buluştuktan sonra yaşadıklarını izleyiciye bırakmış. Bu şekilde filmin finalinde umutsuzluğun katranlaştığı, umudunsa mayalandığı bir durum yaşatmışlar. Oyunculuklar, filmin insanı yakalaması ve umudun her zaman mümkün olduğunu bu kadar güzel anlatması filmin en önemli noktaları. Aşağıda bazı sitelerde filme dair paylaşılanları sıraladım. Filmi izlemediyseniz mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Umarım beğenirsiniz. Esaretin bedeli-the shawshank redemption en iyi filmler listemizin 1 numarasında.

wikipedia/esaretin-bedeli Esaretin bedeli Stephen King’in Rita Hayworth veShawshank‘in Kefareti adlı novellasından uyarlanan film, masumiyetini iddia etmesine rağmen karısını ve sevgilisini öldürdüğü gerekçesiyle Shawshank Devlet Cezaevi’nde yaklaşık 20 yılını geçiren bankacı Andy Dufresne’in hikâyesini anlatır.

Beyazperde/esaretin-bedeli :  Başarılı ve genç bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan yargılanıp ömür boyu hapis cezası alır. Shawsank Hapishanesi’nde dayak, işkence, tecavüz her türlü durum yaşanmaktadır. Andy her şeye rağmen yine de hayata bağlı ve iyimserdir. Onun bu tavrı etrafındakileri de etkiler.
Bir Stephen King uyarlaması olan filmde Morgan Freeman ve Tim Robbins başrolde. Film, 1995’te, aralarında en iyi film adaylığı da olmak üzere tam 7 dalda Oscar’a aday gösterildi.

Sinemalar/Esaretin-bedeli En iyi film olarak seçilmiş bir film bazılarına göre çok abartılmış bazılarına göre gerçekten hakkediyor bazılarına göre kötü bile olabiliyor şunu belirtmek istiyorum birinciligi hangi filme verirlerse versin hiçbiri bütün izleyiciler için gerçekten hakkedicek konuma gelemicek çünkü herkesin zevki film anlayışı farklı bir kişi sürekli film izler filmle yatar filmle kalkar bir digeri ise hafta sonları film izler bir başkası aydan aya film izler yani herkesin film anlayışı farklı olur herkesin zevki farklı olur uzun lafın kısası dedigim gibi birincilige hangisi gelirse gelsin bütün herkes icin gerçekten birinciligi haketmicek imdbde birinciligi bu filme verildiyse bize saygı duymaktan başka birşey düşmez çünkü sıralaması herkes icin farklıdır.boş zamanlarımı film izlemeye adamış biriyim benim yorumum ise film gerçekten çok güzel ve ilk 10 girmeyi hakediyor sonundada ayrı bir tat bırakıyor icinde