Sonsuz Sokaklar – La strada

La strada İtalyan yeni gerçekçiliği ve bir yol hikayesi

İtalyanların sinemaya hediyesi olan Yeni gerçekçilik akımı sinemamızın kahramanı Yılmaz Güney’in de etkilendiği bir akım. Bu film akımının örneklerinden bisiklet hırsızları filmini daha önceki yazımızda paylaşmıştık. Şimdi Sizlere yine Yabancı dilde en iyi film oskarı alan bir italyan filminden bahsedeceğim. La strada Oscar ödüllü filmler arasında kendine yer bulmuş önemli bir film.

La strada, Sonsuz sokaklar yönetmen Federico Fellini ‘nin en dokunaklı fillerinden biri. Filmin oyuncu kadrosu oldukça sağlam Anthony Quinn ,Giulietta Masina ,Richard Basehart baş rollerde yer alıyor. 

La strada, sonsuz sokaklar konusu

Oldukça yoksul bir ailenin çocuğu olan Gelsomnia, para karşılığında, gezici sirk göstericiliği yapan huysuz Zampano’ya verilir. Zampano ile yolculukları sırasında, Gelsomnia, Zampanoya vurulur. Gelsomnia ne kadar duygusal, hassas, neşe dolu melek gibi bir insansa Zampano o kadar huysuz, hayatını sex, para ve sevk ‘e adamış bir adamdır. Gelsomnia’nın bu aşktan yara almadan kurtulması mümkün olamaz elbette. Zampanoya olan aşkı Gelsomnia’yı çok yaralar ama asla umudunu yitirmez. Zampano ise uyguladığı fiziksel ve ruhsal şiddetle Gelsomnia’nın ruhunu günbegün yıpratmaktadır ve zampano bu hareketlerinin karşılığında acı bir kaderle karşılaşacak, pişmanlığın en acı hallerini tadacaktır.

Ünlü Yönetmen Fellini’nin yeni gerçekçilik akımı ile sirk masallarını birleştirdiği bir yol filmi. Bu anlamda yeteri kadar ilgi çekici. Samimi ve üst düzey oyunculuklar filmi daha cazip bir hale getirmiş. Yabancı dilde en iyi film oskar’ını alan yapım hala en dokunaklı filmler listesinde zirvede kendine yer bulabilecektir. Film severlerin severek takip ettiği kült filmler arasından seçtiğimiz film önerileri arasında olan sonsuz sokaklar izlerken mutluluk, neşe ve kederin her türlüsünü tadacaksınız.

Muhteşem yedili – Magnicifent seven film önerisi

Muhteşem Yedili Esin Kaynağı

Akira Kurosawa’nın 1954 yapımı filmi bir başyapıt olan Yedi Samuray’dan esinlenerek çekilen 1960 yapımı “Muhteşem Yedili” filminin ilk sahnelerinde; hikayedeki kötü karakter Calvera, elemanlarıyla beraber bir Meksika köyüne baskın düzenler. Burayı yağmalarken bir çiftçi ile konuşur ve şu sözleri duyarız: ‘Dışarıda büyük bir huzursuzluk ve değişim var. İnsanlar hayattaki yerlerinden memnun değiller ve gerçek dinin, geçmişe ait bir şeye dönüştüğünü görseler ağlarlar’. Filmin kalan bölümündebu değişime dair izleyiciye fazla bir şey sunulmamıştı. Antoine Fuqua’nın yönetmenliğinde çekilen yeni “Muhteşem Yedili”filmi sanki bu baskının 10 yıl sonrasını anlatıp değişiminin nasıl gerçekleştiğini izleyiciye göstermek görevini üstüne alıyor.

Şunu belirtmemiz gerekli Muhteşem Yedili– The Magnificent Seven’ ın politik bir hamleden ibaret olduğunu söylemek haksızlık olacaktır. Film, öncelikle uzun bir bekleyişin ardından karşımıza çıkan nadir eli yüzü düzgün bir western filmlerden birisi. İlk intiba olarak orijinal filminden çok farklı görünmese de gerek kullanılan semboller gerekse karakter motivasyonları açısından yenilikçi olmasa da değişik bir yaklaşımın söz konusu olduğunu farkediyorsunuz. Orjinal filmde toplayıcı- avcı-ilkel bir kötü adam olan ve aile- yerleşik düzen gibi toplumun yapıtaşlarını tehdit eden Calvera’nın yerini kapitalizme tapan bir iş adamı olan Bartholomew Bogue alıyor. Filmin devamında, kovboylar üzerinden yansıtılan bağımsız bir birey olarak yerleşik hayata geçme ya da kalma çelişkisine dayalı erdemli olma söyleminin yerine “geçmiş ile hesaplaşma” ve “intikam” duygusunu odağına alıyor. Son olarak da senaryo yazarları arasında True Detective’den hatırlayacağımız Nic Pizzolatto’nun etkisini hissedebiliyoruz, Calvera’nın ilk filmde söz ettiği gerçek din kavramını yüceltmeye ve aynı zamanda filmin öyküsünü baş tacı yapmaya çalışıyor.

Filmin ana karakterlerinden olan Chisolm ve Faraday ikilisi ciddi anlamda şiddet içeren iki sahneyle filme giriş yapıyorlar. Bir kanun adamı olan Chisolm’ un davranışları, kapitalizm ile mutlaklaşan adalet duygusunun yerine konması fikriyle yüceltiliyor. Anlayacağınız şiddet, bazı durumlar için haklı ve kendine ait olanı savunmak ya da kayıpları telafi etmek için tek çıkar yol olarak sunuluyor. Şiddet bu hak arayışına ek olarak eski  güzel değerlere dönüş yolu olarak lanse edilirken ayaklı kapitalizm olarak gösterilen kötü adama karşı koyan güç ise çoğulcu bir yapı olarak yaratılmıştır. 2017 yılının en iyi filmler kategorisinde karşımıza çıkacak başarılı bir yapım. IMDB‘den aldığı 8.2 puan filmin başarısını gösteriyor.

Beyaz Perde sitesinden sizler için derlediğimiz film konusu

Vahşi Batıda yedi silahşör sanayici Bartholow Bogue’un sert yönetimi altındaki fakir bir köyü korumak için tutulur. Ödül avcıları, kumarbazlar ve kiralık silahlı adamlardan oluşan 7 kişilik grupta Sam Chisolm, Josh Farraday, Goodnight Robicheaux, Jack Horne, Billy Rocks, Vasquez ve Red Harvest bulunmaktadır. Bu 7 kişilik grup sakin Rose Creek kasabasını  karşı karşıya kalacakları büyük saldırıya karşı hazırlarken, kendi içlerindeki değerleri keşfettikleri bir yolculuğa çıkarlar.